12/5/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Angina Pektoris
Yarısı buradaysa kalbimin
yarısı Çinde’dir doktor.
Sarı nehre doğru akan
ordunun içindedir.
Sonra her şafak vakti, doktor
her şafak vakti kalbim
Yunanistan’da kurşuna diziliyor
Sonra, bizim burada mahkumlar uykuya varıp
revirden el ayak çekilince
kalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır
her gece,
doktor.
Sonra, şu on yıldan bu yana
Benim,fakir milletime ikram edebildiğim
bir tek elmam var elimde, doktor,
bir kırmızı elma :
kalbim…
Ne ateryo skleroz, ne nikotin, ne hapis
İşte bu yüzden doktorcuğum, bu yüzden
bende bu angina pektoris…
Bakıyorum geceye demirlerden
Ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
Kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor…
Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
3/5/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Acıyor
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
Turgut Uyar
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
27/4/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Danton'un Çaydanlığı
Ya da bir yıldız uyanmış sonra uyanıvermiş
Öyle şaşılası bişey ki şaşmadım bile
Sen söyledin Türkçe yüzermiş Capon balıkları
Sen hep böyle güneşli yalanlar söyle
Ben toplarım parçalarını
Kırk yılın Halimesi böyle bir güvercin
Oturup ağda yapsın düpedüz Devrim
Bu bir değil iki değil dördüncü bacağı
Halime kopardıkça dünya yenileniyor
Bu el yeni abeceyle yazılmış bir el
Laik bir bacağı sıvazlıyor
Komşular kibar evler dağa çıkmışlar dünden. Biz de
Halimeyle vatanı süpürüyorduk. Dışarıdan hariciyeli
bir ses: (Affedersin! Affedersin! Affedersin! Yangın
merdiveniniz yanıyor!) Ne bu curcuna be! Gözünü
kapan gelmiş! İyi ya dedim, kapattım pencereyi. Biz
de çaydanlık kırıldı sandık!...
Kırk yılın Halimesi böyle bir güvercin
Oturup ağda yapsın düpedüz Devrim
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
15/3/2008 · Kategori: Siirler

mor haritası şehvetin
iki demet papatyadır koynunda memelerin
açar ansızın ağzımın göğüne karşı
sonra memelerin dalgın bir nehir
ağzımın denizlerine dökülen
ağzımla çizerim tenine mor haritasını şehvetin
serkan engin
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
26/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun
Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
Ağzında eriklerin aceleci tadı
Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor
Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı
Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen
Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.
Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı
Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa
Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr
Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.
Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar
Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin
Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.
Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum
Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.
Örseler acıyla düştüğü yeri
Susarak büyüyen adamların sevgisi.
Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek
Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik
Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.
İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk
Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun
Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.
Sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
Bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.
Şükrü Erbaş
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
24/2/2008 · Kategori: Siirler

sol yanım İstanbul ağrıyor
çünkü mazeretim var çünkü kör köpek aşığım
içimde çığlık çığlığa hasretin ela kuşları
memleketimdir gözlerinden dökülen ıslak ülkeler
saçların kızıl bir rüzgar durmadan ömrüme esen
bende temize çek yarim örselenmiş düşlerini
sol yanım istanbul ağrıyor
çünkü mazeretim var çünkü kör köpek aşığım
hasretin lâv kuşları gagalıyor yüreğimi
yeni bir lisanla sev beni her harfiyle kalbinin
öpe öpe ömrümün satır aralarından
Aşk’a teyelle tenimin her hecesini
sol yanım istanbul ağrıyor
çünkü mazeretim var çünkü kör köpek aşığım
serkan engin
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
23/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Altın Hızma Mülayim
Altın hızma mülayim
Seni Hak'tan dileyim
Yaz günü Temmuzda
Sen terle men sileyim
Gün gördüm, günler gördüm
Seni gördüm şad'oldum
Uzun hava:
Yara mende dert mende yara mende
Akıl fikir kemal-i marifet koymadı
Bu kaşı gözü kara mende
Alır başımı giderem
Kalmadı çare mende
Gözlerin aman havar havar
Havara gelsen ne var
Bugün Kurban Bayramı
Kurbanın olsam ne var
Altın hızma incidir
Gömleği nar içidir
Menim lâl olmuş dilim
Ne dedim yar incinir
Gün gördüm, günler gördüm
Seni gördüm şad'oldum
Kerkük Türküsü
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
21/2/2008 · Kategori: Siirler

Reva Reprodüksiyonlar- 3
Türkü arkaik diyen dilber
Türkü arkaik diyen dilber
Sevişmek arkaik değil mi
İlk sanat dalı ise şiir
Şiir arkaik değil mi
Sen çamura can üflersin
Bin bir renkle bezersin
Pişirip de halk edersin
Çamur arkaik değil mi
Boyun uzun belin ince
Yanakların olmuş gonca
Kadın anatomisidir onca
Anatomi arkaik değil mi
Baş veririm de eğmem başım
Deli taylarla yoldaşım
Özgürlüktür kadim marşım
Özgürlük arkaik değil mi
serkan engin
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
20/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Siyah Perçemlerin Gonca Yüzlerin
Siyah Perçemlerin, Gonca Yüzlerin,
Garip Bülbül Gibi Zar Eğler Beni.
Hilâl Ebrulerin, Ahu Gözlerin,
Tig-İ Sevda İle Yareler Beni.
Sevdayı Aşkınla Âh Ü Zar Oldum,
Kalmadı Tahammül Bi-Karar Oldum,
Cemalin Göreli Sevdakâr Oldum,
Korkarım Ki Bu Dert Pareler Beni.
Elif Kametine Hayran Olduğum,
Gece Gündüz Hayaline Döndüğüm,
Hep Senin İçin Boyun Eğdiğim,
Yoksa Zaptedemez Bu Yerler Beni.
Dersim / Pertek Türküsü
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
17/2/2008 · Kategori: Siirler

peralı güzele gazel
şimdi Aşk yırtılan bir kağıt deniz mavisi eksik
sormuyorum nereden tutuşur bir çift ela göz silemediğin
gök yıkılır ömrümüze üstümüze ince harfler bulaşır
kanar durur aksak kuşlar sol anahtarına yalnızlığın
şimdi dirim yıkık bir duvar düşlerime usturayla çizdiğim
kim susar bunca hayal kırıklığını bilemediğim
lâl ömrüme teyellediğim flu şiirler aklar beni ancak
ne kadar dönsem de çevremde kekeler tarumar günlerim
şimdi tenim kafiyesiz bir dize ellerin olmayınca
sormuyorum nereden tutuşur bir çift ela göz silemediğin
serkan engin
Afrodisyas Sanat Kasım-Aralık 2007
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »