Free Hit Counters
Free Counter

22/1/2008 · Kategori: Manifestolar

 

 

Clown Club Manifest

 

1-Clown Club'ın birinci kuralı Clown Club hakkında herkesle konuşmaktır.


2- Kapitalizmin kendine
, doğaya ve topluma yabancılaştırdığı bireyin en anarko-eylemlerinden biri gülmek ve güldürmektir.


3- Clown Club üyeleri kapitalizme nanik yaparak yeni günü karşılarlar.


4- Sabahları tanımadıklarınıza -eğer öküz kıvamında biri değilse tabi- içtenlikle gülümseyip "günaydın" deyin.


5- Çocuklara mutlaka gülümseyip dil çıkartın. Emin olun aynı içtenlikle karşılık alırsınız.


6- Kedilerle
,  köpeklerle ve çiçeklerle konuşup onlardan tebessümünüzü esirgemeyin.

 

7- Zillere basıp kaçmak ve ardından krize girercesine gülmek tüm Clown Club üyelerinin asli görevidir.

 

8- Sevgilinize oyuncak palyaço hediye edin.

 

9- Unutmayın ki “Gülmek bir halk gülebiliyorsa gülmektir”. Bu yüzden herkese gülmeyi ve güldürükçülüğü bulaştırın.

 

10- Bir gün herkes ya güldürükçü olacak ya da gülecek.

 

         Subcommandante Pagliaccio

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

8/12/2007 · Kategori: Manifestolar

                      İMGECİ TOPLUMCU ROMAN MANİFESTOSU

 



     
Sürekli artan bir ivmeyle hızlanan teknolojik gelişmeler bağlamında nesnel gerçeklik, çağdaş roman okurunun alımlama tavrını değiştirmektedir. Televizyon ve internet üzerinden, yoğun bir şekilde, hızlı ve değişken görsel alımlama süreçleri yaşayan günümüz roman okuruna yazılacak olan romanlar, bu görsel alımlama alışkanlığına koşut olarak sinematografik özelliklerden kaçınılmaz bir şekilde yararlanmak zorundadır. Hızlı kurgulanmış hayatlar yaşayan günümüz insanının okuyacağı romanlarda, sinemadaki hızlı kurgu tekniği kullanılmalıdır. Daha ötesi romancı, romanını, kafasının içinde film çeker gibi sekanslar halinde yazıp görsel etkisini somutlaştırmaya çalışmalı ve hızlı hayatından dolayı odaklanma sorunu yaşayan okurun ilgisini ayakta tutacak çarpıcı ve hızlı bir kurguyla romanını kotarmalıdır.


     Hız üzerinden kendini var eden günümüz insanının, oylumlu ve akıcılıktan uzak bir metine yoğunlaşması beklemez. Bu bağlamda imgeci toplumcu roman, kısa olmalı; kurgusu, dili ve olay örgüsünün yapısıyla bir solukta okunabilmelidir. Ve/ ama ilk okunuşta tükenen bir metin olmamalı; okurda tekrar okuma gereksinimi oluşturacak bir yapıda olmalıdır. Bunu da, romanı her okuyuşta ,yeni çağrışımlar geliştirebilecek imgesel bir dille yapmalıdır. Yani, Şiir ile düzyazı arasında bir roman dili geliştirmelidir. İmgeci toplumcu roman anlayışı, bu sentez dille yazılan romanı, “gibi Roman , Şiir gibi “ diye tanımlamaktadır. İlk örneği de, Serkan Engin tarafından yazılmış olan “Uysal Cinayetler ” isimli romandır.


     Bireysel ve toplumsal temaları, bütüncül bir yapı içinde ele alan imgeci toplumcu roman, anlam’ı etkin bir şekilde iletmeye yönelik her türlü biçimsel arayışa açıktır. İmgeci diliyle, hem roman dilinin doğrudan bildirişim yetisini, hem de şiir dilinin imgesel, çağrışımcı yapısını en üst düzeyde kullanmayı hedefler.


     Emperyalist kapitalizmin sanattaki gölgesi olan post-modernizm, roman’ı da tüket-at modeline sokmuş; kendine ve doğaya yabancılaşmış bireyin, nesnel gerçeklik karşısında edilgen bir tavır sergilemesine katkıda bulunan, hayattan ve insandan kopuk bir roman anlayışını dayatmıştır. İmgeci toplumcu roman, hangi tür ya da türler kapsamında yazılırsa yazılsın, romanın, olay örgüsünün altındaki varsıl ileti(ler) ile, toplumcu gerçekçi düzlemde, dizgeyi sorgulaması gerektiğini savunur. Okurun bilinç ve estetik algı düzeyini artırarak, nesnel gerçekliği, insandan yana olan dizge için değiştirecek olan bireylerin ve örgütlü bireyler bütünü olarak toplumun dönüşümünün hızlanmasını sağlamak amacındadır. İmgeci toplumcu roman, hem kendinin estetik amacı, hem de politik bir araçtır.


     İmgeci toplumcu roman, çok satmanın getirdiği yüksek kâr marjı için değil, insanı merkez alan yapısıyla, insan-doğa uyumu içinde, toplumsal dönüşüme katkıda bulunmak için vardır. Diyalektik gereği, her şey sürekli bir değişim-dönüşüm içindeyse ve her şey karşıtı ile beraber var ise, bugün post-modernist romanın karşıtı olarak varolacak roman anlayışı, imgeci toplumcu roman olacaktır.

 

Serkan  Engin

 

 

Ekin  Sanat   Ocak  2006



Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

30/11/2007 · Kategori: Manifestolar

 

İMGECİ TOPLUMCU ŞİİR MANİFESTOSU VE (Y)ÖNSÖZ

 

 

İmgeci Toplumcu Şiir Manifestosu



1- Ne kendi üstüne kapanan, bulanık imgelerin tuzakları ne didaktizme kurban olmuş kuru dizeler yumağı...

2- Toplumcu şiir bir dönüm noktasındadır: Meydan ya kapitalizmin sömürü şartlarını kolaylaştıran, toplumun gerçek sanatla olan ilintisinin kopmasına neden olan ve böylece bireyleri örgütlü toplumsallıktan uzak birer tüketim makineleri haline getiren bireyci şiire kalacaktır, ya katı yapısalcı, Şiir’i aritmetik oyunlarına indirgeyen şiir anlayışı,gündemi belirleyecektir, ya da toplumcu şiir ,sadece içeriğine yaslanarak diri kalamayacağını görecektir.

3- "Şiir sözcüklerle değil imgelerle yazılır." Bu bağlamda, imgeci toplumcu şiir, toplumcu şiirimizin bugün içinde bulunduğu kuru, nutuk edasından arınmasını savunur; imge, kendine kapanan anahtarsız bir kapı olmamak şartıyla... Bu durum, toplumcu şiiri, bireyci şiirin çıkmazlarına sokar çünkü.

4- Toplumsal bir varlık olan insan varoldukça toplumcu gerçekçi şiir de varolacaktır. Küreselleşme maskesi altında katlanarak artan sömürünün, savaşların, açlığın, işsizliğin ve diğer tüm belaların dünya üzerinden silinmesi halinde bile, doğası gereği muhalif olan (olması gereken) Şiir, devrim süreci tamamlanıp, tüm dünya kapitalizmin boyunduruğundan kurtulup sosyalist sisteme geçse ve komünist bir dünya kurulsa bile içerden muhalefet yapmaya devam ederek toplumların (ve böylece tek tek bireylerin) daha özgür, eşitlikçi, hakça(adil) ve erinçli bir dünyada yaşamaları için mücadele edecektir.

5- "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/Ve bir orman gibi kardeşçesine" diyen imgeci toplumcu şiir, bireysel ve toplumsal izlekleri bütüncül bir yapı içerisinde ele alır. Hayatta her ne var ise imgeci toplumcu şiirde de izlek olarak varolacaktır. Hiçbir izlek (erotizm dahil) burjuva şiirinin egemenliğine teslim edilemez.

6- İmgeci toplumcu şiir, her türlü biçimsel denemeye açıktır.Yeter ki biçim içeriği boğmasın.Biçimsel arayışlar, şiirdeki anlamı daha etkin ve geniş olanaklarla iletme yolunda işlevsel olmalıdır.Biçimsel yenilikler adına anlam, bulanıklığın kuyularına itilmemelidir.

7- İmgeci toplumcu şiir, Şiir’in bugün içinde bulunduğu açmazlara ve yarın düşebileceği tuzaklara karşı en iyi çıkış yoludur.


ŞİİR ÜLKESİ     EYLÜL 2004




(Y)ÖNSÖZ



1- "İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değildir " diyen İmgeci Toplumcu Şiir, dizgenin (sistemin) görmezden gelmemizi istediği, sokak çocuklarının unutulmuşluğunu, eşcinsellerin horlanmışlığını, uyuşturucu bataklığında debelenenlerin trajedisini, ucuz emek sömürüsünün kurbanı olan çırakların dramını ve ezilen diğer tüm toplumsal kesimleri G Ö R Ü R ... Dizge, her bireyin kendi kurtuluş yolunu aramasını, bu yolda her yolu mübah saymasını ve bunu yaparken, kendisininki dışında var olan tüm sorunlara duyarsız kalmasını dikte eder. " Gülmek, bir halk gülebiliyorsa gülmektir " diyen İmgeci Toplumcu Şiir, kurtuluşun ancak toplumsal düzlemde, topyekün olabileceğini savunur

2- İmgeci Toplumcu Şiir, Türk Şiiri’nin çenesinde çürük dişler gibi duran "şiirden kesilmiş şairler"in , şiirden ya da hayattan istifa edecek kadar cesur ve onurlu davranmalarını önerir. Bu şairlerin emeğinin önünde, kalbi ceketini ilikleyen İmgeci Toplumcu Şiir, onların, sırf zamanında verdikleri nitelikli ürünlerin rantını yiyerek, bugün dergilerde kötü ürünler yayınlatmalarını kınar. Dergi yönetimleri, emeğe saygı,ustalara öncelik gibi, kemikleşmiş, gelenek haline gelmiş yaklaşımlarla onların (şiirden kesilmiş şairlerin) gönderdiği en berbat manzumeleri bile yayınlamamazlık edemezler.Şiirden kesilmiş şairler, aynı ürünlerin altına, başka, bilinmeyen bir isim koydukları takdirde, hiçbirinin yayınlanmayacağını bilemeyecek kadar gaflet, delalet ( ve hatta belki de hıyanet) içindedirler. Bu durumda ucuz manzumeler, şiire yani başlayan yeni yetmeler için kötü örnekler olarak dergilerde boy göstermektedir.

3- İmgeci Toplumcu Şiir, yeni yetmelerin tüm ustalardan (toplumcu olsun olmasın) azami şekilde beslenmesi ve/ama en kısa zamanda, imgeleminde ustalarını öldürmesi gerektiğini savlar. Çünkü çırak, ustalarını öldürdüğü gün şair olmaya başlar. İmgeci Toplumcu Şiir, yeni yetmelerin, çalakalem şiir yazılamayacağını içselleştirmeleri için, bir zamanlar Abdülkadir Budak’ın Şiir Odası’nda yaptığı gibi, tüm dergilerin yeni yetmelerden şiirleriyle beraber poetik bir yazı göndermelerini istemesi gerektiğini savlar ve bu tutumun temel ilke olarak her dergi tarafından benimsenmesini önerir.

4- İmgeci Toplumcu Şiir, Türk Şiiri’nin şahdamarında kirli bir pıhtı gibi duran H i l m i Y a v u z ve müridlerinin Türkçe’yi zehirlediklerini savlar. Dünya görüşlerine koşut olarak, ölü bir dil olan Osmanlıca’yı hortlatmaya çalışmaları, kurmayı düşledikleri arkaik dizgeye uygun bireyler yetiştirme ereğinden kaynaklanmaktadır. ( On dokuz yaşındaki bir gencin kıblenûma başlıklı şiirler yazması kabul edilir şey değildir) İmgeci Toplumcu Şiir, her türlü gericilikle savaş halindedir.

5- İmgeci Toplumcu Şiir, "şiirin karikatürünü çizen" T a r ı k G ü n e r s e l ve tayfasının, Türk Şiiri’nin kenar süsü olmaktan öteye gidemeyeceklerini savlar.


6- İmgeci Toplumcu Şiir istilacıdır. Erk alanını sürekli genişleterek, nicel ve nitel bağlamda, şiir coğrafyamızda baskın olmayı hedefler.



BERFİN BAHAR    KASIM 2005


SERKAN ENGİN

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »