Free Hit Counters
Free Counter

6/6/2008 · Kategori: Sevdiklerim



KORO

 

arkadaşları koro halinde kırdılar okulu

“bu ne traşı komik bir kâbus başımızda!”

 

çiseleyen adımlarla taşındı

bütünlemeli çocukların geçtiği

kısa tabutlar karatahtalı köye

 

dönüşte camlarını da!

 

nim milletimin asi çocuklarıdır

kara bulutlar halinde ve aşkla

hep bir güzel ağızdan

 

“kadar tüm ‘hazır ol’lara orta parmak kalkacaktır!”



Kenan Yücel

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

21/5/2008 · Kategori: Sevdiklerim


Mırıldandığım Şeylersin

Senin Harflerin İçin

1.
Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum
sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin
kapanınca harflerinin kapısı: Adın
şiirim!
Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin
adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış
harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın
cennetim!
Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli
ve haylaz suyundan öpsem küskün
bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin
cehennemim

2.
Mırıldan dur bana, senin üstüne harf
getirmem daha, ağız ağıza duruyor
harflerin: Sevmenin birinci hâli gibi
telaşlı duruyor da ben utanıyorum
üçü bakarken birini öpmeye senin!

3.
Harflerin aralanmış
sesliler sevişiyor
sessizlere bu cümlede
sıra gelmeyecek gibi

Harflerin yatışınca
belki duyarsın içinde
sessizlerin uykusuz
kaldığı o cümleyi

Aşkı seslendirirken
unuttuğun mırıltı
bizi sessizliğimizden
doğru bağışlar belki

4.
Bir ses sesini öpse
harflerin uykusuz kalır

5.
Dün sabah önünden geçtim
kağıt gibiydi harflerinin yüzü
araları açılmış olmalı
bütün gece sevişmekten

6.
Mırıldandığımız şeyler
kalmayınca aramızda
ağızda söz, gövdede ter,
bir aşk bunlarla biter

7.
Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm!




Haydar ERGÜLEN

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

12/5/2008 · Kategori: Sevdiklerim


Angina Pektoris


Yarısı buradaysa kalbimin
yarısı Çinde’dir doktor.
Sarı nehre doğru akan
ordunun içindedir.

Sonra her şafak vakti, doktor
her şafak vakti kalbim
Yunanistan’da kurşuna diziliyor

Sonra, bizim burada mahkumlar uykuya varıp
revirden el ayak çekilince
kalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır
her gece,
doktor.

Sonra, şu on yıldan bu yana
Benim,fakir milletime ikram edebildiğim
bir tek elmam var elimde, doktor,
bir kırmızı elma :
kalbim…

Ne ateryo skleroz, ne nikotin, ne hapis
İşte bu yüzden doktorcuğum, bu yüzden
bende bu angina pektoris…

Bakıyorum geceye demirlerden
Ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
Kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor


Nazım Hikmet Ran

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

3/5/2008 · Kategori: Sevdiklerim



Acıyor


Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor

Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak

En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor

Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar

Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse

Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar

Turgut Uyar

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

26/4/2008 · Kategori: Sevdiklerim


Danton'un Çaydanlığı

Kırılan bir çaydanlıktı biz öyle sandık
Ya da bir yıldız uyanmış sonra uyanıvermiş
Öyle şaşılası bişey ki şaşmadım bile
Sen söyledin Türkçe yüzermiş Capon balıkları
Sen hep böyle güneşli yalanlar söyle
Ben toplarım parçalarını
Kırk yılın Halimesi böyle bir güvercin
Oturup ağda yapsın düpedüz Devrim
Bu bir değil iki değil dördüncü bacağı
Halime kopardıkça dünya yenileniyor
Bu el yeni abeceyle yazılmış bir el
Laik bir bacağı sıvazlıyor

Komşular kibar evler dağa çıkmışlar dünden. Biz de
Halimeyle vatanı süpürüyorduk. Dışarıdan hariciyeli
bir ses: (Affedersin! Affedersin! Affedersin! Yangın
merdiveniniz yanıyor!) Ne bu curcuna be! Gözünü
kapan gelmiş! İyi ya dedim, kapattım pencereyi. Biz
de çaydanlık kırıldı sandık!...

Kırk yılın Halimesi böyle bir güvercin
Oturup ağda yapsın düpedüz Devrim

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

26/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun

 

Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen

Herkesin perde perde çekildiği bir akşam

Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun

Ağzında eriklerin aceleci tadı

Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası

Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.

Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor

Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı

Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen

Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.

Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı

Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa

Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr

Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.

 

Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar

Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin

Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.

Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum

Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.

Örseler acıyla düştüğü yeri

Susarak büyüyen adamların sevgisi.

Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek

Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik

Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.

İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk

Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.

Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun

Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam

Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.

 

Sen bende, gözlerinin anne ışığıyla

Bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.

 

 

Şükrü Erbaş

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

23/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

 

Altın Hızma Mülayim

 

Altın hızma mülayim  
Seni Hak'tan dileyim  
Yaz günü Temmuzda  
Sen terle men sileyim  


           Gün gördüm, günler gördüm  
           Seni gördüm şad'oldum  

 

Uzun hava:

 

Yara mende dert mende  yara mende

Akıl fikir kemal-i marifet koymadı

Bu kaşı gözü kara mende

Alır başımı giderem

Kalmadı çare mende

 

Gözlerin aman havar havar

Havara gelsen ne var

Bugün Kurban Bayramı

Kurbanın olsam ne var

 

   
Altın hızma incidir  
Gömleği nar içidir  
Menim lâl olmuş dilim  
Ne dedim yar incinir  


          Gün gördüm, günler gördüm  
          Seni gördüm şad'oldum  

 

Kerkük Türküsü

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

20/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

 

 

Siyah Perçemlerin Gonca Yüzlerin

 

Siyah Perçemlerin, Gonca Yüzlerin,

Garip Bülbül Gibi Zar Eğler Beni.

Hilâl Ebrulerin, Ahu Gözlerin,

Tig-İ Sevda İle Yareler Beni.

 

Sevdayı Aşkınla Âh Ü Zar Oldum,

Kalmadı Tahammül Bi-Karar Oldum,

Cemalin Göreli Sevdakâr Oldum,

Korkarım Ki Bu Dert Pareler Beni.

 

Elif Kametine Hayran Olduğum,

Gece Gündüz Hayaline Döndüğüm,

Hep Senin İçin Boyun Eğdiğim,

Yoksa Zaptedemez Bu Yerler Beni.

 

Dersim / Pertek Türküsü

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

13/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

 

yatar bursa kalesinde

sevdalınız komünisttir,
on yıldan beri hapistir,
yatar bursa kalesinde.

hapis ammâ, zincirini kırmış yatar,
en âlâ mertebeye ermiş yatar,
yatar bursa kalesinde.

memleket toprağındadır kökü,
bedreddin gibi taşır yükü,
yatar bursa kalesinde.

yüreği delinip batmadan,
şarkısı tükenip bitmeden,
cennetini kaybetmeden,
yatar bursa kalesinde.

nazım hikmet

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

26/12/2007 · Kategori: Sevdiklerim

 

 

 

 

FEDERİCO GARCİA LORCA İÇİN ÜÇ ŞİİR

 

 

Ah işte her şey orda...
Ben severim omuzlarımı bir gün
Sırmaları, apoletleri olmasa da.

 

Ben severim omuzlarımı bir gün
Göçen bir maden direğinin altında

Su akar kendir tarlalarından


Ah her şeyim...Ben severim omuzlarımı bir gün
Savaşta bir başka omuzun yanı başında
Yatakta bir ince omuzun yanı başında

Yol uzun, hava sıcak
Kırbaçlarım atımı varırım Kurtuba'ya...

 

İndiğini görürsem bir gün sığırcıkların
ve sürüler halinde,ovaya
İnsanların dünyayı bölüştüklerini hatırlarım
Bir gün daha...

 

Sevişirim ölürüm, savaşırım, ölürüm
Doldururum çantama kara ekmek ve peynir
Varırım Kurtuba ya...

'saat beşte akşamleyin'

 

Ah ellerim ve kalbim
Her şey orada kaldı.
Keçeler keçeler ve portakallar
Kireç döktüler yere. Kara gözlüm, kalbim,
Halkımın fakir akşamlarıdır, biliyorum
Kanlı bir mendil diye bağlanan gözlerime
Kireç döktüler yere,
Bir duvarın dibinde
Bir deppoyun önünde
Kiraz ağaçlarına ve sığırcıklara karşı
.......

 

Bir halkın gösterişsiz, sessiz cömertliğinde
Ölüm nasıl söylenirse öyle
İspanyol dilinde ve her dilde...

 

obra
completas

Artık kat’iyen biliyoruz;
Halk adına dökülen kan
Sapı gül dalı güzelliğinde bir bıçaktır.
Dişlerin arasında...

İspanya’da
ve her yerde...

 

Turgut Uyar

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »