Free Hit Counters
Free Counter

13/2/2008 · Kategori: Sevdiklerim

 

yatar bursa kalesinde

sevdalınız komünisttir,
on yıldan beri hapistir,
yatar bursa kalesinde.

hapis ammâ, zincirini kırmış yatar,
en âlâ mertebeye ermiş yatar,
yatar bursa kalesinde.

memleket toprağındadır kökü,
bedreddin gibi taşır yükü,
yatar bursa kalesinde.

yüreği delinip batmadan,
şarkısı tükenip bitmeden,
cennetini kaybetmeden,
yatar bursa kalesinde.

nazım hikmet

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

7/2/2008 · Kategori: Siirler

 

taşrada isyan hazırlıkları

 

“topunuza gülle koyayım”

  bahadır elal

 

 

dilim sürmene bıçağı

sokarım istanbul dükâlığına

taşralı bir dizeyim

dirimin alnına yazılı

 

serkan engin

 

Güney Ocak-Şubat-Mart 2007

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

2/2/2008 · Kategori: Siirler

Reva Reprodüksiyonlar-2

 

Yürü Bre Enver Paşa

 

Enver Ercan’a ve benzeri titanlara

 

Yürü Bre Enver Paşa

Senin de çarkın kırılır

Güvendiğin köhne dergin

O da bir gün kapanır

 

Post-modernist puştları bas

Sosyalistlerin önünü kes

Mansur’um beni dara as

Ben ölünce dergiler durulur

 

Ben Musa’yım sen Firavun

İkrarsız Şair-i lain

Kaçıncı ölmem bu hain

Serkan Engin ölür dirilir

 

 

serkan engin

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

22/1/2008 · Kategori: Manifestolar

 

 

Clown Club Manifest

 

1-Clown Club'ın birinci kuralı Clown Club hakkında herkesle konuşmaktır.


2- Kapitalizmin kendine
, doğaya ve topluma yabancılaştırdığı bireyin en anarko-eylemlerinden biri gülmek ve güldürmektir.


3- Clown Club üyeleri kapitalizme nanik yaparak yeni günü karşılarlar.


4- Sabahları tanımadıklarınıza -eğer öküz kıvamında biri değilse tabi- içtenlikle gülümseyip "günaydın" deyin.


5- Çocuklara mutlaka gülümseyip dil çıkartın. Emin olun aynı içtenlikle karşılık alırsınız.


6- Kedilerle
,  köpeklerle ve çiçeklerle konuşup onlardan tebessümünüzü esirgemeyin.

 

7- Zillere basıp kaçmak ve ardından krize girercesine gülmek tüm Clown Club üyelerinin asli görevidir.

 

8- Sevgilinize oyuncak palyaço hediye edin.

 

9- Unutmayın ki “Gülmek bir halk gülebiliyorsa gülmektir”. Bu yüzden herkese gülmeyi ve güldürükçülüğü bulaştırın.

 

10- Bir gün herkes ya güldürükçü olacak ya da gülecek.

 

         Subcommandante Pagliaccio

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

13/1/2008 · Kategori: Siirler

 

 

Reva Reprodüksiyonlar-1

 

Şiir Haini

 

...
Evet, şiir hainiyim, siz şiirperverseniz, siz şiirseverseniz, ben şiir
hainiyim.
Şiir, ahbap-çavuş ilişkilerinizse,
hemşehrim-köylüm kayırmacılığınızsa şiir,
şiir, kirli klikleriniz, çirkef klanlarınızsa,
şiir, el altından takas ettiğiniz sahte ödüllerinizse
mürit-mürşit yaltaklanmalarınızsa şiir,
şiir, mikro iktidarlarınız, mikro vicdanlarınız, mikro beyinlerinizse,
ben şiir hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Serkan Engin şiir hainliğine devam ediyor hâlâ.

 

 

serkan engin

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

26/12/2007 · Kategori: Sevdiklerim

 

 

 

 

FEDERİCO GARCİA LORCA İÇİN ÜÇ ŞİİR

 

 

Ah işte her şey orda...
Ben severim omuzlarımı bir gün
Sırmaları, apoletleri olmasa da.

 

Ben severim omuzlarımı bir gün
Göçen bir maden direğinin altında

Su akar kendir tarlalarından


Ah her şeyim...Ben severim omuzlarımı bir gün
Savaşta bir başka omuzun yanı başında
Yatakta bir ince omuzun yanı başında

Yol uzun, hava sıcak
Kırbaçlarım atımı varırım Kurtuba'ya...

 

İndiğini görürsem bir gün sığırcıkların
ve sürüler halinde,ovaya
İnsanların dünyayı bölüştüklerini hatırlarım
Bir gün daha...

 

Sevişirim ölürüm, savaşırım, ölürüm
Doldururum çantama kara ekmek ve peynir
Varırım Kurtuba ya...

'saat beşte akşamleyin'

 

Ah ellerim ve kalbim
Her şey orada kaldı.
Keçeler keçeler ve portakallar
Kireç döktüler yere. Kara gözlüm, kalbim,
Halkımın fakir akşamlarıdır, biliyorum
Kanlı bir mendil diye bağlanan gözlerime
Kireç döktüler yere,
Bir duvarın dibinde
Bir deppoyun önünde
Kiraz ağaçlarına ve sığırcıklara karşı
.......

 

Bir halkın gösterişsiz, sessiz cömertliğinde
Ölüm nasıl söylenirse öyle
İspanyol dilinde ve her dilde...

 

obra
completas

Artık kat’iyen biliyoruz;
Halk adına dökülen kan
Sapı gül dalı güzelliğinde bir bıçaktır.
Dişlerin arasında...

İspanya’da
ve her yerde...

 

Turgut Uyar

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

11/12/2007 · Kategori: Siirler

 

iç içe


ben sert bir İ harfi olayım
kaygan bir V harfi sen içinde olduğum
havalansın eteklerinin altından
bana doğru nemli heveslerin

bırak! dağınık kalsın şehvetin

bir yıldız gibi kaysın ellerim

saçlarının gecelerinde
düşlerim tutku hecelerinde uzasın
memelerin birer tsunami
gibi kapansın şehvetimin üstüne

bırak! açılsın gövdenin girdapları hasretime

barbar bir kavim gibi
istila etsin ellerimin meteorları
esmer göklerini teninin
eklensin ağzım lâv seli ağzına
kalçaların bir dağ silsilesi
gibi büyüsün kasıklarımın karşısında

bırak! dolanalım iç içe tutkunun alevli ağlarına


serkan engin

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

9/12/2007 · Kategori: Siirler

mor intiharlar

 

 

mor intiharlar dolduruyorum ömrümün şarjörüne
yalayıp geçiyor yüzümü ölüm senfonileri


kapkara bir kahkaha düşüyor saçlarımdan önüme
kimseler görmüyor içimden sökülen nehirlerin gürültüsünü
kurşuna diziliyor düşlerim dolanınca boynuma kederin elleri
sözcüklerim üşüyor kimsesizlik paçalarıma sürtününce


mor intiharlar dolduruyorum ömrümün şarjörüne
yalayıp geçiyor yüzümü ölüm senfonileri

 

 

 

serkan  engin

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

8/12/2007 · Kategori: Manifestolar

                      İMGECİ TOPLUMCU ROMAN MANİFESTOSU

 



     
Sürekli artan bir ivmeyle hızlanan teknolojik gelişmeler bağlamında nesnel gerçeklik, çağdaş roman okurunun alımlama tavrını değiştirmektedir. Televizyon ve internet üzerinden, yoğun bir şekilde, hızlı ve değişken görsel alımlama süreçleri yaşayan günümüz roman okuruna yazılacak olan romanlar, bu görsel alımlama alışkanlığına koşut olarak sinematografik özelliklerden kaçınılmaz bir şekilde yararlanmak zorundadır. Hızlı kurgulanmış hayatlar yaşayan günümüz insanının okuyacağı romanlarda, sinemadaki hızlı kurgu tekniği kullanılmalıdır. Daha ötesi romancı, romanını, kafasının içinde film çeker gibi sekanslar halinde yazıp görsel etkisini somutlaştırmaya çalışmalı ve hızlı hayatından dolayı odaklanma sorunu yaşayan okurun ilgisini ayakta tutacak çarpıcı ve hızlı bir kurguyla romanını kotarmalıdır.


     Hız üzerinden kendini var eden günümüz insanının, oylumlu ve akıcılıktan uzak bir metine yoğunlaşması beklemez. Bu bağlamda imgeci toplumcu roman, kısa olmalı; kurgusu, dili ve olay örgüsünün yapısıyla bir solukta okunabilmelidir. Ve/ ama ilk okunuşta tükenen bir metin olmamalı; okurda tekrar okuma gereksinimi oluşturacak bir yapıda olmalıdır. Bunu da, romanı her okuyuşta ,yeni çağrışımlar geliştirebilecek imgesel bir dille yapmalıdır. Yani, Şiir ile düzyazı arasında bir roman dili geliştirmelidir. İmgeci toplumcu roman anlayışı, bu sentez dille yazılan romanı, “gibi Roman , Şiir gibi “ diye tanımlamaktadır. İlk örneği de, Serkan Engin tarafından yazılmış olan “Uysal Cinayetler ” isimli romandır.


     Bireysel ve toplumsal temaları, bütüncül bir yapı içinde ele alan imgeci toplumcu roman, anlam’ı etkin bir şekilde iletmeye yönelik her türlü biçimsel arayışa açıktır. İmgeci diliyle, hem roman dilinin doğrudan bildirişim yetisini, hem de şiir dilinin imgesel, çağrışımcı yapısını en üst düzeyde kullanmayı hedefler.


     Emperyalist kapitalizmin sanattaki gölgesi olan post-modernizm, roman’ı da tüket-at modeline sokmuş; kendine ve doğaya yabancılaşmış bireyin, nesnel gerçeklik karşısında edilgen bir tavır sergilemesine katkıda bulunan, hayattan ve insandan kopuk bir roman anlayışını dayatmıştır. İmgeci toplumcu roman, hangi tür ya da türler kapsamında yazılırsa yazılsın, romanın, olay örgüsünün altındaki varsıl ileti(ler) ile, toplumcu gerçekçi düzlemde, dizgeyi sorgulaması gerektiğini savunur. Okurun bilinç ve estetik algı düzeyini artırarak, nesnel gerçekliği, insandan yana olan dizge için değiştirecek olan bireylerin ve örgütlü bireyler bütünü olarak toplumun dönüşümünün hızlanmasını sağlamak amacındadır. İmgeci toplumcu roman, hem kendinin estetik amacı, hem de politik bir araçtır.


     İmgeci toplumcu roman, çok satmanın getirdiği yüksek kâr marjı için değil, insanı merkez alan yapısıyla, insan-doğa uyumu içinde, toplumsal dönüşüme katkıda bulunmak için vardır. Diyalektik gereği, her şey sürekli bir değişim-dönüşüm içindeyse ve her şey karşıtı ile beraber var ise, bugün post-modernist romanın karşıtı olarak varolacak roman anlayışı, imgeci toplumcu roman olacaktır.

 

Serkan  Engin

 

 

Ekin  Sanat   Ocak  2006



Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

4/12/2007 · Kategori: Siirler

kadehi adam eden



- kadehim hayattır
 şarabım sen


kalbimi ne yana çevirsem sana çarpıyor
senin dışında kalamıyorum nereye gitsem


- kadehim tenindir şarabım şehvet


dövüyor ağzımın kumsalını
bağrındaki çifte gürbüz dalga
dörtnala koşuyor ellerimin atlıları
teninin bozkırlarında


- kadehim aklındır şarabım devrim


devrim düşleriyle boyuyoruz
dünyanın yanağını
hayatı halklar boyu seviyoruz


- kadehim hayattır şarabım sen


şaraptır kadehi adam eden



serkan engin


 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »